HedvabnaStezka.cz SvetBehu.cz Pohora.cz SvetOutdooru.cz TuleniPasy.cz Festival OBZORY Pádler.cz Expediční kamera SNOW Film fest Klub cestovatelů Praha/Brno

RADY NA CESTU

POSLEDNÍ DISKUSE

ČESKO-TURECKÝ SLOVNÍČEK



Turecko je jedna z mála mimoevropských zemí, kde máte šanci uplatnit svou němčinu, a to někdy i v zapadlých oblastech, protože statisíce Turků pracují či pracovaly v Německu.

 

Výslovnost

Turecká gramatika, slovosled a tvorba slov jsou zcela jiné než jsme zvyklí z evropských jazyků. Naštěstí číst a vyslovovat turecky je poměrně snadné. Vše je jako v češtině s následujícími výjimkami.
c = dž
ç = č
ş = š
ğ = tichý zvuk prodlužující předchozí slabiku
y = j
j = z
ö = tvrdé e (jako v němčině)
ü – tvrdé y (jako v němčině)
ı = hodně tvrdé y (kdo si pamatuje ruštinu, tak něco jako „ы“)

 

Konverzace

 

Ahoj – merhaba (lze používat běžně)
Dobrý den - günaydin (slušnější) nebo Selam Aleikum (potěšíte muslima) – takto zdraví vždy přicházející; pozdravená osoba odpoví Aleikum Selam
Sbohem – güle güle říká osoba, která zůstává a hoşça kalın říká osoba, která odchází
Prosím - lütfen
Děkuji – teşekkürler, teşekkür ederim
Ano / ne – evet / hayır 
Cizinec -  yabancı 
Jsem cizinec – yabancıyım. Jsme cizinci – yabancıyız.
Česká republika – Çek Cumhuriyeti
A – ve
Nebo – veya
Kde je … - … nerede?
Kdy odjíždí/přijíždí? – Ne zaman kalkar/gelir?
Kolik (to stojí)? – Kaç (lira)?
Účet - üçret
Chci … - … istiyorum
Nechci - istemiyorum
Jsem nemocný – hastayım
Doktor – doktor, hekim
Pomoc! – Imdat!
Běž pryč! – (slušně) Gidin! (ostřeji) Git! 3. stupeň Defol! (vypadni, odprejskni) A 4. stupeň Siktir git! - to už je hodně silné kafe, ale v případě ohrožení opravdu pomáhá
Hodina / den / týden / měsíc – saat / gün / hafta / ay
Po / út / st / čt / pá / so / ne – Pazartesi / Salı / çarşamba / Perşembe / Cuma / Cumartesi / Pazar
0 - 10 – sıfır, bir, iki, üç, dort, beş, altı, yedi, sekiz, dokuz, on
20-90 – yirmi, otuz, kırk, elli, altmış, yetmiş, seksen, doksan, yüz
11, 36 … – on bir, otuz altı …
1 000, 1 000 000 – bin, milyon
Máte pokoj? – Odanız var mi?
Odpověď: Máme / Nemáme – Var / Yok

 

Místa

Město – şehir
Centrum města – şehir merkezi
Vesnice - köy
Autobusové / vlakové nádraží – otogar/istasyon
Přímý autobus / vlak – direkt otobüs / tren
Auto - araba
Lístek - bilet
Ulice – Cadde (v názvu Caddesi, např. Istiklal Caddesi)
Ulička – sokak, sokağı (tato varianta se používá jenom pokud je součástí názvu – Balo Sokağı)
Restaurace - lokanta
Cukrárna - pastane
Hotel – otel
Pokoj – oda
Sprcha - duş
Záchod – tuvalet
Muži/ženy – bay/bayan
Holič – kuaför
Lékárna - eczane
Vchod / východ – giriş / çıkış vyslovuje se tvrdě - čykyš
Mešita – camii, mescit
Trh, bazaar – çarşı
Hrad, pevnost – hisar, kale a kalesi, hisarı, pokud je součástí názvu (Rumeli Hisarı, Kız Kalesi atd.)
Palác – saray
Moře – deniz
Jezero – göl nebo gölü, pokud je součástí názvu
Hora – dağ
Pohoří – dağlar a dağları, pokud je součástí názvu

 

Vlastnosti

Malý / velký – büyük / küçük
Dobrý / špatný - iyi / fenah fena
Hezký – güzel
Moc hezké – çok güzel (fráze „Türkiye çok güzel“ prolomí ledy)
Plný - dolu
Rychlý / pomalý – çabuk / yavaş
Blízko / daleko – yakın / uzak
Vlevo / vpravo – sol / sağ, doplnění sola / sağa dönün = odbočte doleva / doprava
Otevřeno / zavřeno – açik / kapalı
První – birinci

 

Jídlo

Döner kebap – „gyros“, maso grilované na svislém rožní
Köfte – grilované kuličky mletého masa
Şiş kebap – kostky masa na špízu
Çorba – polívka
Sebze – zelenina
Pirinç – rýže
Et – maso
Ekmek - chleba
Patlıcan tava – smažený lilek
Iskender kebap – döner kebab servírovaný na chlebu nakrájeném na kousky a zalitém rajčatovou omáčkou
Tavuk, piliç – kuřecí
Balık - ryba
Siğir, dana – hovězí
Baklava – velmi sladký a sytý moučník sestávající z těsta plněného ořechy a prosáklého medem
Dondurma – zmrzlina
Sütlaç – rýžový pudink
Suyu, su - voda
Ayran – jogurtový drink
Aile Salonu – oddělené části restaurací určené pro ženy a rodiny


Yoğurt, salata, patates, fazulye, domates, bira, çay, kahve, neskafe, viski – ponecháváme vašemu důvtipu ...

 

 

 


17.08.2006,


Diskuse


Perfektní lehké na učení .
07. 10. 2012, 15:29:06
Dobrý den. Jak lze přeložit "HEPSINI KAPSIYOR"? Děkuji. Vladimír.
28. 11. 2012, 12:59:00
Dobrý den Vladimíre, HEPSINI KAPSIYOR znamená VŠECHNO DOHROMADY -POSPOLU
27. 03. 2013, 22:18:20

nur co je
21. 07. 2013, 09:41:03
kizim git bi ya bi git bi insana rahat ver bi defol git yani baydin la beni PROSÍM CO TO ZNAMENÁ?? mÁ OTÁZKA BYLA JAK SE TEN DOTYČNÝ MÁ A ON MI ODPOVĚDĚL TOTO :d CO TO JE PROSÍM :) NEDÁVÁ MI TO SMYSL :d
08. 07. 2013, 14:20:34
Dobrý deň, ako by som mohla preložiť tieto dve frázy nijaký slovník mi to nevie preložiť, prosím. Ďakujem la tu çidiki lav ezi nzame
19. 09. 2013, 02:49:13
Prosím o překlad: "jsem unaven". Díky.
06. 06. 2014, 13:13:47
Kocka
Kocka

çok yoruldum. Yorgunum

21. 10. 2015, 15:50:33
Slawka
Slawka

Chcela by som sa opitat či by ste mi nepomohli prelozit tento clanok je po turecky a ja turecky velmi neviem . Murat Yildirim: Geliştirmedigim çok tarafim var Murat Yildirim, hayatina dair pek çok konuyu Ekin Türkantos ile konuştu. Murat Yildirim: Geliştirmedigim çok tarafim var Son projesi çabuk bitti ama bunu çok da dert etmedi. Arap dünyasindan ödül de tam zamaninda geldi. Türk hayranlari kadar Ortadogulu hatta Güney Amerikali hayrani olan Murat Yildirim, geçen hafta Beyrut’tan “En Iyi Erkek Drama Oyuncusu” ödülüyle döndü. Yildirim’la dil egitimi için Ingiltere’ye gitmeden önce buluştuk. Ortadogu’da pek sevilen ve setlerine yabanci hayranlarinin turlar düzenledigi Murat Yildirim için bu sezon epey hareketli geçti. Her ne kadar son projesi kisa soluklu olsa da, o işin içinde olmaktan ve ekip arkadaşlariyla çalişmaktan mutlu oldugunu söylüyor her firsatta. Yaza girerken iki ödülü birden kucakladi. Hem Arap dünyasinin başarili sanatçilarina verilen Murex D’or 2016’da ‘En Iyi Erkek Drama Oyuncusu’ ödülünü aldi, hem de 22. Altin Objektif Ödülleri’nde ‘En Iyi Sinema Oyuncusu’ ödülünü... Beyrut’tan ödülle döndükten sonra buluştuk. Yeni film projesine kadar dil egitimi için Ingiltere’ye gidecek olan oyuncu ile hayata dair keyifli bir söyleşi yaptik. Nasilsiniz, sezon sizin açinizdan nasil geçti? Benim için her an yogun... Zamani boş geçirmeyi sevmiyorum. Dizi bitince hemen Ingiltere’ye gittim. Çekecegimiz filme kadar 2 ay daha orada olmayi planliyorum. Yaz gelirken iki ödülü kucakladiniz. Biri 22. Altin Objektif Ödülleri’nde “En Iyi Erkek Sinema Oyuncusu”, digeri de Beyrut’ta Arap dünyasindaki başarili sanatçilarin ödüllendirildigi Murex D’or 2016’da “En iyi Türk Drama Erkek Oyuncu” ödülü... Tabii ki yaptigimiz işin begenilip ödüle layik görülmesi çok kiymetli... Ancak bundan daha önemlisi, o sevgiyihissediyor olmak. Mesela Beyrut’ta yeni insanlarla taniştim, çok keyifliydi. Başka ülkelerde de sevilmek çok güzel. Çünkü orada “Başarili Türk oyuncu” olarak aniliyorsunuz. Inşallah daha güzellerini getirir, daha iyi noktalara taşiriz hep beraber. Arap dünyasi sizin özel kareleriniz için Kendall Jenner’la ayni ücreti ödüyormuş... Bunu ben de sonradan duydum. Bu iş Arap dünyasiyla başladigi için hep Araplarin hayranligi konuşuluyor ama inanin şu an Güney Amerika’da “Aşk ve Ceza” dizisi oldukça ilgi görüyor. Türk dizileri Balkanlar, Avrupa’nin büyük kismi ve Rusya’da ilgi odagi haline gelmiş. Yaptiginiz işin begenilmesi, oyunculugunuzun sevilmesi ve takdir almasi çok güzel. Peki, hiç oyunculuktan mutsuz oldugunuz başka şeyler yapmayi istediginiz zamanlar oldu mu? Ilk başlarda oldu. Meslegimin oyunculuk olup olmadigini içimde tartiyordum. “Karakterimle uyuşuyor mu?” gibi sorularim oluyordu. Hatirladigim kadariyla “Asi” döneminde kendi içimde hallettim. Yaptigim işi çok seviyorum. “Bir projede Murat Yildirim varsa, o iş iyidir” algisi oluştu. Işlerinizi nasil seçersiniz? Estagfurullah. Tecrübelerimle beraber kalbimin sesini dinliyorum. Fikir alişverişi yapmayi sevdigim bir dostum var. Fakat her şey bir yere kadar tabii. Bilmediginiz kismi var hayatin, o da sonraki çalişmalari kapsiyor. Oluşabilecek problemleri de yönetebilen iyi bir menajere sahibim. ‘Mühendislik okudum ama galiba doktor olurdum’ Sizi ekrana çok yakiştiriyorum ve bugüne kadar rol aldiginiz tüm partnerlerinizle iyi ikili oldugunuzu düşünüyorum. Ancak siz kendinizi izlemeyi sevmediginizi söylüyorsunuz... Eger yaptiginiz şey için birileri “Güzel yapiyorsun” diyorsa sadece teşekkür etmek en güzeli. Kendini övmek de gereksiz. Denk gelip kendimi izledigimde, o sahneyi seviyorsam bunu oluşturan şartlara teşekkür ediyorum. Sanatçinin yaptigi sanati överseniz sanatini daha iyi icra eder. Sonuçta içimde bu sanati yapma arzum var. Kendimi çok büyütmeden bazen “Iyi oynamişim” diyorum. Ancak elbette bazen de eleştiriyorum. Oyuncu olmasaydiniz ne olurdunuz? Mühendislik okudum ama galiba doktor olurdum. Annem hakliymiş, ben de ilerleyen yaşlarda anladim ki doktorluk benim fitratima yakin bir meslek. Belki bu yaşimda, ögrendigim şeylerden sonra işadami olabilirdim. Oyunculuk aklimda olan bir meslek degildi ama çok sevdim ve o aşkla devam ettim. Hayatta şunu biliyorum ki, ne iş yaparsam yapayim onu iyi yapmak ve keyif almak isterim. Çünkü insanin işi, ömrünün büyük bir kismini kapsiyor. Insanin üstesinden gelemeyecegi hiçbir şey yok, yeter ki istesin. O zaman tüm kapilar açilir. Maneviyata da önem veren birisiniz. Röportajlarinizda hep iyi insan olmaktan bahsediyorsunuz. Bugüne kadar çok mu haksizliga ugradiniz? Hatasiz insan olmaz. Hata yapacak şekilde yaratildigimiz ortada. Isteklerimiz var, aklimiz var. Iyilikten kastiniz pozitif düşünce, olumlu bakma ve güzel düşünmekse eger, evet bunu isterim. Bence hayatta her şey mükemmeldir. Hayata pozitif bakan insanlarla bir arada olmayi, hayata umutlu bakmayi seviyorum. Neticede hayatin güzel oldugunu unutmamaya çalişiyorum. Çok arkadaşiniz var midir? Hem sektörden hem de dişindan çok arkadaşim var. Karşimdaki insanin görüşlerinden ziyade kalp aynama göre karar veririm ve o kişinin ahlakina, paylaşimciligina bakarim. Babaniz köyde ögretmenlik yaparken bir ögretmen çocugu olarak oldukça popülermişsiniz Konya’da. Şimdi de o sizinle gurur duyuyordur... Evet, benimle gurur duyuyor diye düşünüyorum. Ilk başlarda durumu anlayamadi ama zamanla alişti. Daha önceki bir söyleşinizde “Bir dizide bir sahne oynarsiniz, bir evdeki problemi çözer” demişsiniz. Oynadiginiz karakterlerden hayatiniza kattiginiz, yanitlar buldugunuz projeler oldu mu? Tabii, çünkü o an olay üzerinden kafaniz ve gönlünüzle empati kuruyorsunuz. Oyuncu kendisi olmadigi için oynadigi karaktere biraz daha objektif, daha acimasiz, gerçekçi yaklaşabilir. Gönlünü oraya verir. Çünkü insani, içine yolculuga çikaran bir meslek. Duygularinizi tekrar tekrar hatirladiginiz, geçmişinizle baglanti kurdugunuz bir meslek. Güzel bir meslek... Bazen kendi karakterim oynadigim role yol gösterir. Hayatta her şey ögreticidir. En nihayetinde yönetmen, senarist ve benim aklimla, derinliklerimden çikardigim duygularla yeni şeyler ortaya çikariyoruz. ‘Yapmam gerekeni yapiyorum sonrasina karişmiyorum’ Bugüne kadar bir yönetmenin projesinden haberdar olup “Bu projede olmak istiyorum” diye haber saldiginiz oldu mu? O proje olmuş bitmiştir, haber salmamin bir anlami olmaz. Ancak beraber çalişacagim yapimci ve oyuncuya birlikte çalişmak istedigimi açik yüreklilikle söylerim. Insan içindekini söylemeli. Karşindakinin ne düşünecegi artik ona kalmiş, sizden çikmiştir. Bir oyuncu için kariyerini yönetmek zor mu? Nelere dikkat ediyorsunuz? Ayni hayat gibi, çok kolay degil. Bir şekilde aklimiz, vicdanimiz ve kalbimizle yönetiyoruz. Mekanik ama duygulariyla da yol alabilen dünya üzerindeki en iyi mekanizmaya sahibiz. Bunun yönetimi bize verilmiş, akil. Yani pilotu biziz. Bir yere gidip çarpabiliriz de, olabilir. Tüm işlerimde yapabilecegim neyse onu yapiyorum. Ancak “Dizi hangi gün yayinlanir?”, “Reytingi ne olur?” gibi benim dişimda gerçekleşen hiçbir şeyi düşünmeyi sevmiyorum. Çünkü benim elimde degil. Yapmam gerekeni yapiyorum sonrasina karişmiyorum. Bazen de bir şeyi çok istediginde olmuyor... Istiyorsaniz ugraşirsiniz. Olmazsa rahat bir şekilde “Bunun için ugraştim” dersiniz ve artik orada durmanin bir anlami yoktur. ‘Hayata teşekkür etmezsem kiymetini bilmem’ Röportaj yapmayi sever misiniz? Şimdi sohbet ettigimizi düşündügüm için evet. Fotograf çektirmeyi? Eskisinden çok daha fazla. Hayranlarinizla fotograf çektirmeyi... Tüm samimiyetimle söyleyeyim son 3 senedir geri çevirdigim kimse olmadi. Tabii ki o an müsaitsem. Onlara verebildigim çok küçük bir armagan gülümseyerek poz vermek. Bugüne kadar hayranlarinizin yaptigi en çilgin şey neydi? Çok iyi niyetli bir hayranim var. Onu kirmak istemedigim için her zaman ona cevap veriyorum ama biraz da üzülüyorum. “Keşke biraz daha kendiyle ilgili şeyler yapsa” diyorum. Kelimelerinizi özenle seçiyor, çok düşünerek yanit veriyorsunuz. Hep böyle misiniz, hiç arizalariniz yok mudur? (Gülüyor.) Hatasiz insan olur mu? Olmaz tabii ondan soruyorum... Insanin ruh hali her saniye degişir. Herkes bir insani kendinden tanir. Ben sizi kendimden tanir, kendimden bilirim. Eger kendimi biraz birakirsam hemen hata yapabiliyorum. Bu da insan oldugumuz için çok normal bir şey. Kendimle bu şekilde ilgilenmeyi seviyorum. Ama şöyle bir gerçek var ki, her şey birden olmaz, hata da birden yapilmaz. Insan hataya hazirlanir. Ancak hatadan sonra kendine dönüp sormali. Kendiyle iyi arkadaş olmali, kendini mutlu edecek şeyler yapmali. Siz bana röportajlarimi okudugunuzu söylüyorsunuz ya, aslinda ben ayni insan degilim. Kimyam degişti. Ama elbette bazi degişmeyen dogrular vardir. Insan gerçekte kendini ne kadar iyi tanirsa başkalarini da o derece, gerçekten tanir. Kendini tanimaya başkasini nasil tanisin? Siz yaziyorsunuz da ayni zamanda degil mi? Evet, bir arkadaşimla birlikte yaziyoruz. Kendisi roman ve senaryo da yazdi. Onunla birlikte üretiyoruz. Ileride bir şeyler olabilir. Şu an bundan keyif aliyoruz. Hayat amacinizi bulabildiniz mi sizce? Teşekkür etmek, rica etmek çok önemli... Benim de hayatim bunun üzerine kurulu. Yaşadigim ve bana verilen her şey için Allah’a teşekkür ediyorum. Çünkü hayata teşekkür etmezsem kiymetini bilmem. ‘Geliştirmedigim çok tarafim var’ Oyunculuk için her şeyi göze alir misiniz? Bir yerden atlamaniz, dar tünellerden geçmeniz, uçmaniz, dalmaniz gerekse... O yönlerinizi geliştirmediyseniz yapamazsiniz. Benim de kendimde geliştirmedigim çok tarafim var. Mesela iyi motor kullanamam. Bir proje oldugunda zamanim varsa üzerine egilip geliştirebilirim ancak. Ilk haberlerinizi kesip sakladiniz mi? Babam yapti. Birkaç sene önce evde görmüştüm. Ama biriktirmiyor artik. Ben mesela eski fotograflara bakmayi severim ama bir süre sonra sikiliyorum. Geçmişte çok kalmak istemedigimi fark ettim... Evet, çok kalmayacaksin. Ben çok baktigimi söyleyemem. Yakinlarimdan kaybettiklerimin fotografina bakmam mesela. Onlari hayal ederim. Kendi geçmişimle alakali konuşmayi çok sevmem. Çünkü sürekli üzerine bir şey koyarak devam etmen gerektigini hayat sana anlatiyor. Insan ayni kaldiginda geçmişindeki anilari anlatir sürekli. Böyle emekli olmuş çok insan görebilirsiniz geçmişini anlatan. Bu bence insani yavaş yavaş ölüme götüren bir şey. Çünkü hayatta hiçbir şey durmuyor. Duran her şey de cezalandiriliyor. Çalişmak, üretmek güzel. Kitap okumak da insani geliştiriyor. Kendinize hiç yalan söylediniz mi hayatta? Tabii, çok. “Hallederim”, “Sonra yaparim” demek de bir çeşit ertelemek. Önceleri çok yaptim. Ama kötü bir şey oldugunu anladim. Bazen bazi konularda yeterli oldugunuzu düşünebilirsiniz. Bu da insanin kendini kandirdigi konulardan bir tanesi. Oysa insan hiçbir şeye yetmez. Insan hep açtir. Arada açligini bastirmak için yer. Fizyolojik olarak da böyle. Bir tip doktoru söylemişti, “Şu an doydun mu?” demişti, “Hayir” demiştim. O da “Ama öglen ve akşam da yemek yiyeceksin. Fizyolojide insan hep açtir arada açligini bastirmak için de yemek yer. Insan ruhu da öyledir” demişti. ‘Üniversitedeyken sayim memurlugu yapmiştim’ Istanbul’u seviyor musunuz? Çok seviyorum. Ama sürekli burada durmak iyi gelmiyor. Dişaridayken sürekli Istanbul’u anlatiyorum. Burada birçok şeyden tat alabiliyorsunuz. Birçok kültürü barindiriyor. Peki şehri iyi yaşayanlardan misiniz? Evet. Vapura binip dişarida oturup Istanbul’u seyretmeyi çok seviyorum. Metro kullanirim. Uzun zamandir Istanbul’dayim, birbirinden farkli semtlerde de yaşadim, dolayisiyla birçok yerini iyi bilirim. Aslinda babam ögretmen oldugu için çocuklugumdan alişkin oldugum bir şey farkli yerlerde oturmak. Konya’da köyde büyüdüm, merkeze geçtik sonra Adana ve Istanbul... Ilk önce aci çekiyorsun ama kazandirdigi da çok şey oluyor. Üniversitedeyken sayim memurlugu yapmiştim. Hayatimin en büyük deneyimiydi. Bir kapidan çikiyorsunuz karşi kapi 4 adim bile degil ve bambaşka bir dünya. Herkesin âleminin nasil farkli oldugunu anliyorsunuz. Yeni insan tanimayi ve yeni yerlere gitmeyi çok seviyorum.

13. 06. 2016, 16:07:21
anonym
anonym

chtěla jsem se zeptat co znamená ponçik. Děkuji.

05. 03. 2017, 15:58:05

Google ti to rekne, bud trosku samostatna nebo zustan doma.

Ptat se na kazdy slovo..... kup si slovnik a uc se.

13. 03. 2017, 09:42:03
Nadja
Nadja

ponçik - strejda google mi to přeložil jako "pončík" - takže jsme tam, kde jsme byli.

22. 01. 2019, 12:40:52
vendulka
vendulka

miluji tureckého zpěváka a neumím nic umíte mi někdo poradit kde bych se to mohla učit ?

19. 03. 2017, 16:48:55
nika
nika

Kto ma zaujem ucit sa turecky piste na nikinka6@centrum.sk

12. 02. 2018, 19:57:22

Sem vložte diskusní příspěvek.


 
 

RSS této diskuze

CESTOVATELSKÝ TWEET

Múdry cestovateľ nikdy neopovrhuje svojou vlastnou krajinou.
Sponzorováno